Sunday, October 31, 2010

yesil palto

prenses ve bezelye tanesi

sari etek

fifi lapin

cigarette

gozluk

yesil ve mor

havuzda mum


foto: bornay

brownie

fall - j.crew

anneanne tepsisi


foto: sundaysuppers

bayram pabucu

purple

pudra rengi

bakis

nefes kesen renkler

farkli yerlerden o kadar cok gorsel tariyorumki cogu zaman neyi nereden aldigimi hatirlamiyorum. tipki yukaridaki gozumu donduren kareler gibi.

siyah ve beyaz


kadin ve erkek

tatli krizi


foto: pelince

bu botu istiyorum


ya da tam tersi

sakin sarkilar dinleme zamani


baldan tatli uyku

uzerimde bir durgunluk var. hicbir seye bulasmak istemiyorum. kimseyi aramadigimi fark ettim. baska bir seyler yapmak istiyorum. hayat ile mucadele icinde olmak istemiyorum. tam tersine hayatin akisina uyum saglamak istiyorum. tum bunlar yasimin getirisi mi bilemiyorum. 80'ler cocugu oldugum icin sansliyim ve kucuk bir kasabada buyudugum zamanlarim oldugu icin de. teknolojiden kolayca uzaklasabilecegimi bilmek guzel. herhangi bir seye bagimli olmamak iyi. bu uc gunluk tatil durmak icin iyi geldi. sanirim zaman zaman durmak da iyi.
illusionist'i izledim ve tekrar soul kitchen'i ve anna wintour'u anlatan baska bir filmi. casita'da feraye yedim. kasim vogue'unu okudum. bloglari elden gecirdim. hamit'i sevdim bol bol. guzel bir aksam yemegi hazirladik melo ile. "asla" dinleyip durdum sertab'tan ve "araf" mor ve otesi'nden. tarihi yarimada carsilarini dolandim. sultanahmet kofteci'sinde mola verdim. yarin antalya'ya ucacagim ve geri donecegim. o yuzden sabah erken kalkmaliyim. giysi dolabim hala gelmedi. ama artik kupelerimi asacagim biblolardan benim de var. hem de bana ozgu. evrim ile konustum ve bella ile. okunacak bir suru sey var. ilgilenmeliyim. gunesli iki gun gecirdim ama soguktu. oncesinde de yagmurlu birkac gun, ama ilikti. listeler yapmak istemiyorum. insanlara laf anlatmak da onlari dinlemek de. 9 gunluk tatil gelse de bombos gecirsem diyorum. mutsuz degilim, belki birazcik umutsuz. hicbir yere, zamana ve seye ait olamama duygusu arada yokluyor iste. iyi geceler dusunceler, hos geldin baldan tatli uyku.

Friday, October 29, 2010

tespit baris'tan...

erkek: "o son birayı içmeyecektim"
kadın: "o ilk eteği alacaktım"

Thursday, October 28, 2010

Tuesday, October 19, 2010

op tarkan etkisi


son gunlerde yeni yetme ergen kizlar gibi hissediyorum. ozellikle tarkan'in op sarkisina denk gelip sarkiyi dinlerken ve bagira cagira sarkiya eslik edip deli gibi dans ederken buluyorum kendimi. klibe gelince; sonunda bir yerlerde, bir bar cikisinda tarkan kapidaki bodyguard'in taklidini yapiyor :D cok egleniyorum. tekrar dusundum de 11 yasimdan beri pop muzik dunyasinda tarkan var. ne garip...

seni severdim

seni severdim
hüznün koynumda
seni severdim
hem uyanık, hem uykumda
seni severdim
ve sana rağmen
yine severdim
dar ağacı ip boynumda
sen aşkı anlamaz bilmez
gül yansa ağlamaz sakin
ben akmayan gözyaşında
seni severdim
sen hisli korkak savaşçı
aşkı kime satmış hain
ben her savaş meydanında
seni severdim


klip için tıkla

Saturday, October 16, 2010

sonuc

korelen sadece duygularim, ben degil.

Friday, October 15, 2010

gidemezsem diye

youtube olmazsa myspace icin link parov stelar coco remixed feat. lilja bloom mutlaka dinleyin bu sarkiyi :)

bir yalani yasamak mi yoksa gerceklerin acitmasi mi daha iyi? bilemedim.

kizil

Thursday, October 14, 2010

tespit

geçenlerde gittiğim konserde pek çok ünlü isim vardı.
ne zor bir şey onlar için ünlü olmak...

ne zamandır araftayım

feci romantik, feci sonbahar ve ben yine :)

Tuesday, October 12, 2010

koyun pire farkı

metroda gördüğüm zıplayan koyunlar koyun değil, pireymiş.

Monday, October 11, 2010

manalı bir tesadüf olarak

öyle birisi şu lafı etmiş ki: "love is real."
aynı anda creep'de çalmaya başlamasın mı?
peki ben bu durumda ne yapmalıyım?

cat woman

buket der ki: "kime benziyo kime benziyo bugün diyordum kiii...! :)"
nasıl bir yürümüşsem kıyafetime tarzıma uygun görseli üşenmemiş bulmuş.

Sunday, October 03, 2010