Monday, February 28, 2011

olum

en anlamsizlastigim, anlamlandiramadigim olgu. hicbir seye yetemedigim. ne deyip ne yapacagimi bilemedigim.

Saturday, February 19, 2011

breathless


bir baska masaustum :)

rob'tan tum zamanlarin en sevilen 5 albumu

1. marvin gaye - let's get it on

evet cok yazmiyorum

evet biraz fazla calisiyorum. ama icimde garip bir his var cok yakinimda birinden bulasan. bir anda her seyin degisecegi hissi :) aslinda bazi noktalar var. bu kadar aptalca calismaya ragmen "high fidelity"yi bitirdim. hemen yeni bir kitaba baslama arzum tetiklendi. keyif yapacagim, huzur bulacagim anlari cogaltan biri var yakinlarimda.
onun disinda 2004'ten beri yasamimda olan dunyanin en ... (burada tarif edemiyorum cunku cok ozel bir insan) adamini yani bahadir'i 15 ay boyunca goremeyecegim. dun kendisini haydarpasa'dan ugurladik ailesinin yanina. ve cok uzun zamandir kendisini bu kadar mutlu gormemistim (yilbasindan beri mutlu ve ben bu mutlulugunu yogunluktan dolayi cok fazla paylasamadim kendisi ile) gecen hafta ahirkapi giritli'deydik. bir kere daha ne kadar farkli ve birbirine bagli 7 arkadas oldugumuzu hissettim. hepsinin yeri bambaska. bu arada bahadir'a kisa sac coook yakisti bizce :)

dun de ugurlama faslindan once cok uzun zamandir ihtiyacim olan bir yer kesfetmis oldum, mutlu oldum. yuksek tavanlar, ozel deniz urunleri ve rakisi, dev projeksiyonda eski bir turk filmi (ayhan isik, sadri alisik, ozturk serengil, ajda pekkan, selcuk turan, kadir savun, nubar terziyan...) bir kanun ve bir ud esliginde nihavend sarkilar. benim de cok sevdigim, baris'in bahadir'a hediye ettigi (bahadir uzun zaman sonra asik olmusken ve askere gitmek uzereyken) videodaki sarkiyi istek yapmamiz. ve o iki tatli amcanin sarkiyi cok iyi bilmemelerine ragmen bizim icin calmalari. bu aralar teknolojinin ve donemin her seyi tukettigini, cabuk sonlandirdigini dusundukce eskiyi ve olmasi gereken eski degerleri (kultur, gelenek, yasam tarzi, insan halleri vs... anlaminda) daha da cok ozluyorum.

o kadar bunaliyorum ki gecen haftasonu galata'dan karakoy'e indim. uzun bir sure kopruden denizi ve tekneleri izledim. eminonu'ne gecip tursu ve leblebi sekeri aldim. misir carsisi'nda dolandim. portakal suyu ictim. sirkeci'den tramvaya bindim. kabatas'tan dolmabahce'ye yurudum. denizi ve martilari izledim uzun uzun. besiktas'a yurudum. iskeleden denizi ve gunbatimini izledim. nisantasi'na cikip bana iyi gelecegini dusundugum icin kuafore gittim. vs vs...

bu aralar merakla bekledigim haberler var melo'dan, beni etkileyecek ve heyecanlanmama neden olan.

julia denos


back to the future


frambolin

sevdim. frambuaz rengi trambolin fikrini...

koto bolofo


ekaterina korolova


Thursday, February 17, 2011

Sunday, February 13, 2011

simdi...

dusuncelere dalma zamani...

Sunday, February 06, 2011

alsancak kordon gun batisi

ele avuca sığmazdı deli gönlüm
bir zamanlar nerdeydi şimdi nerde
ister güneş ol yak beni
yağmurum ol ağlat beni

aklım başka
duygularım başka yerde
bir deli rüzgar savurdu
beni böyle umutlu tutsak
benim altın kafeste

ister güneş ol yak beni
yağmurum ol ağlat beni
zincirleri yüreğimin artık sende

yok ağlatamaz asla beni
bir gün ayrılık
pişmanlığım nefret olmaz
ofke olmaz
senden daha acı bir hasret bulunmaz

ister güneş ol yak beni
yağmurum ol ağlat beni
acılarla sevinçlerle yaşat beni

bu sarki baris'tan bana gelsin...

yüzünü dökme küçük kız
bırak üzülmeyi
yalnız sen misin bir düşün
unutan sevilmeyi

her siyahın bir beyazı
gecelerin gündüzü de vardır

yüzünü dökme küçük kız
kızma onlara
yalnız sen misin bir düşün
zincir oranda buranda

her tutsağın bir kaçışı
uykuların uyanışı da vardır

yüzünü dökme küçük kız
yaşamın anlamını bul
sonra dinle kendini
yolunu bil

sarki soylemek lazim...

kendi dilinde bagira cagira saki soylemek ne guzel bir sey yaaa...

eskidendi... ama yine gelecek zamani...

mehtapli bir gecede sahile kurulmus tahta masada ayaklarinin suya degdigi, sezen dinleyip huzunlenilen, yeni raki ile cesme kavunu ve peynir yenilen bir masa var hayalimde.

bir vurgun bu sevda...

bir vurgun bu sevda, günsüz başlar gecem, uzanırken sana, tükendi bu beden

yüreğim bir sürgün, varmaz yolum sana, ölümsüz dünyada, ecel ol al beni

nefessiz zordayım, zamansız bir mekanda, çıkmaz bir yoldayım, amansız isyanda

ecelim ol benim, koynunda sar beni, aşk ölüm yaz bana, sonsuza al beni

Saturday, February 05, 2011

Tuesday, February 01, 2011

bu bloga koyduğum 2. reklam


siz düşünün ne kadar iyi olduğunu...