iste demek istedigim bu


benzer olaylar türkiye’den sonra brezilya’da da görüldü. peşinden ukrayna gibi ülkeler... dünyaya neler oluyor? başbakan “bu olayların kökü dışarıda” derken haklı olabilir mi?

aksine. cünkü son üç-dört yılda dünyada olanlara bakarsak ispanya’da, rusya’da, ‘wall street’i işgal et’ hareketiyle ABD’de, mısır’da ve diğer ortadoğu ülkelerinde, hatta israil’de… dünyadaki genç insanlar, bununla da 20’li yaşlarındaki eğitimli insanları kastediyorum, daha yaşlı insanlara dünyada bir şeylerin yanlış gittiğini söylüyorlar. bizim doğrularımız çöktü. artık nasıl yaşayacağımızı yeniden düşünmeliyiz. daha iyi bir sistem yaratmalıyız.

Saturday, January 25, 2014

tweeet

@degisikruhhali: kızgınlık çok gürültülüdür, oysa kırgınlık ne kadar da sessiz.

Sunday, January 19, 2014

simdi de ponyo'ya benzetildim :)

biraz balık hafızası



cılgınca sarılmalar



saskın cocuksu haller



maceralı sahil kasabası



sosuke'ye olan askı



yemek yeme sevgisi



ve karmasık ama bir o kadar da sade ic dunyası



Monday, January 13, 2014

passive resistance

ölüm kokan sokaklarda kanli katliam
nasil hayal eder cenneti bu zulme göz yuman
uyan! isyan, direnis, özgürlük!
umutlarin mavisinde dört yanimiz gaz
bizim bu sokaklar, gözlerimiz yas
bak ayri düsüyor iki cihan yine
isyan, direnis, özgürlük! 

Monday, January 06, 2014

"À bout de souffle"

bu filme cok yakısan bir soz var:


if i never see you again i will always carry you
inside
outside

on my fingertips
and at brain edges

and in centers
centers
of what i am of
what remains.”


- charles bukowski, living on luck