ruhu çok dolu insanlar, başka hayatların nasıl olduğunu merak eden, o hayatları içinde hisseden, empatisi yüksek insanlar daha üretken oluyor sanki. o hayatların içinde olmak, onların dertlerini çözümlemek (sadece çözüm bulmak değil) konusunda bir dertleri oluyor. tabi böyle olan tüm insanlar sanatçı olamıyor ama bence gerçek sanatçılar bu şekilde kendilerini dışa vuruyorlar.
aslında şimdi düşünüyorum da çok sevdiğim bir roman vardı. "bir genç kız yetişiyor" işte kahraman francie nolan'ın yaptığı da bir şekilde bunun bir versiyonuydu. kendinden utandığında ya da acı gerçekler onu zorladığında bunu hafifletmek için yalan söylemek yerine bir hikaye yazması.
bu postun konusu değil ama "yaşasın sonbahar" istanbul'da bir başka güzel ve ışığın en yumuşak hali artık şehirde :) dans eden kız emojisi ve kalp kalp kalp :) ama kulağımda da ajda'dan "yakar geçerim" ne alaka gibi duruyor ama enerji doluyum. her sonbahar olduğu gibi :D


