zihninin içine girmek istediğim insanlar var. daha iyi anlamak için.
Friday, March 27, 2026
Friday, February 13, 2026
güzel haber
neler oldu, gel de bir benden duy
ben de senin gibi bir aşk yarasıyım
ben yaşadım, ben istedim
bu dünyaya sığmadım, sığamam
ben burada, yürek devler ülkesinde
masal bu ya, gözlerim kapalı
kimimiz, gökkuşağından
diğerimiz, yasak doğuştan
bu cihana meydan okuyuştan
sabıkalı vesselam
hey, aslında onlar
öldürmek istiyor ölümü
kimse inanamıyor
maalesef fark etmiyor göründüğünü
neler oldu, gel de bir benden duy
ben de herkes gibi bir aşk yarasıyım
al sırrımı, ya tut ya beni vur
benzer hikayemiz, sanma başkasıyım
kimimiz meydan okuyuştan
sabıkalı vesselam
öldürmek istiyor ölümü
kimse inanamıyor
maalesef fark etmiyor göründüğünü
Thursday, January 29, 2026
Şimdi
çalışıyorum.
arkada levent yüksel'den yas çaldı.
ne özel, ve belirgin bir ses diye düşünürken kaybettiğim insanların seslerini hep hatırlayacak mıyım diye düşündüm.
tabi şarkının duygusu ve yağmurlu melankolik havanın sayesinde arada gözyaşları otomatik olarak geldi.
sonra dedim ki ses. ne kadar özel bir şey, bir canlının sesi. onu o yapan en önemli özelliklerinden biri.
yaşamayı seviyorum...
son not: aklıma birden bir afiş görüntüsü geldi. salih bademci - sesler
demek ki bu oyunu izlemeliyim.
şarkıları, notaları, melodileri, müziği çok seviyorum. onlarsız bir hayat düşünemiyorum.
space me out - boy amor, glassface dinleyin.
Wednesday, December 31, 2025
2025'in sonu...
Tuesday, October 14, 2025
Friday, October 03, 2025
düşündüm de...
beni en duygulandıran şarkılar, garip bir şekilde barış manço şarkıları...
insanlıktan, erdemden bahsettiği şarkıları...
halil ibrahim sofrası, ahmet bey'in ceketi, sarı çizmeli mehmet ağa gibi...
daha düşünmek lazım bunun üzerine. benim durumum belli. peki acaba bunları dinleyip duygulanan, sözü boğazında düğümlenen başka insanlar da var mı? nerede o insanlar?
Friday, August 08, 2025
benim yılım
yoldayım.
hem de güzel bir yol.
ama her şey güzel değil.
kulağımdaki müzik güzel.
aklımda bin tane şey. sorumluluklar, istekler, dualar, özlemler, geçmişten gelen korkuların gelecekten göz kırpması…
ege her zamanki gibi akşam güneşinde şıkır şıkır.
her şeyi yoluna koymam için bana izin ve güç ver lütfen.
bodrum’dan ayrıldık. yeni bir istanbul macerası başladı, hem de gayet güzel. kıştan beri bu fikre adapte olmakla meşguldüm. tam 2 haftayı bitirip yükseliyordum ki geri çakıldım. 15 temmuz’dan beri izmir’deyim. zor günler. dua ediyorum, daha kötüsü olmadan bu süreci tamamlamak tek umudum. sadece bu değil, bin tane şey var. umarım altından kalkarım.
Monday, July 07, 2025
Wednesday, January 08, 2025
yeni yılın ilk postu gelsin o zaman: o zaman post
kaygılarım var. pişmanlıklarım da... kötü hissetmiyorum. şanslı hissediyorum. mutlu da değil. bir kabulleniş hali... zamanın akışında sürükleniyorum.
yeni dünyaya adapte olmaya çalışıyorum. daha aktif dinliyorum.
bir şeyleri iyi yaptığımı görüyorum. bazı şeyleri de kötü. bu yüzden hiçbir zaman tamam olmuyor yaşam.
***
toplamayı seviyorum, derlemeyi seviyorum. leyla'nın kitabındaki gibi bay derli ve bay toplu. ben derli, ben toplu. ama toparlanmak için dağılmayı da seviyorum.
***
kültürel besin eksikliği yaşıyorum. belki fiziksel olarak da yaşıyorum.
***
her şeyin biraz daha fazlasını istiyorum. çok az şeyin de çok daha fazlasını...
***
bizim kızlar ile WA'ta yazışırken ki çok sık olmuyor, görüntülü konuşalım mevzusu gündeme geldi. vakitleri ayarlamakta zorlanınca dedim: 1 Ocak 2025'ten daha anlamlı bir tarih olamaz. sonuçta 1995'te liseye girdik. tanışıklığımızın tam 30. yılı. sonuç olarak görüşmeyi yaptık. ama burada önemli olan nokta "tanışıklığımızın 30. yılı"
***
bir de "leyla büyüyooor, leyla büyüyor hey..." ;)
* Şahane görsellerimi ne zaman ekleyeceğim. Pooofff...
Friday, April 12, 2024
ilişkiler
insan belli bir yaşa gelince hem kendi ilişki deneyimleri hem de çevresindekilerden bir sürü bir sürü ilişki hikayesi dinleyince şu sonuca varıyor: biz türkler sevmeyi, sevilmeyi bilmiyoruz. öğrenemiyoruz. beceremiyoruz.
aerosmith'ten dinliyoruz: i don't want to miss a thing
şarkıyı duyunca otomatik olarak armageddon filmi aklına geliyor insanın.
kulüp
taaa ilk yayınlandığı zamanlar yarısında kaldım. şartlar elvermedi. hissiyatımda kalan şeyler: annelik içgüdüsü ve aşk. bir de oyuncuların ve prodüksiyonun şahaneliği.






