Friday, November 05, 2010
Tuesday, November 02, 2010
Sunday, October 31, 2010
nefes kesen renkler
baldan tatli uyku
uzerimde bir durgunluk var. hicbir seye bulasmak istemiyorum. kimseyi aramadigimi fark ettim. baska bir seyler yapmak istiyorum. hayat ile mucadele icinde olmak istemiyorum. tam tersine hayatin akisina uyum saglamak istiyorum. tum bunlar yasimin getirisi mi bilemiyorum. 80'ler cocugu oldugum icin sansliyim ve kucuk bir kasabada buyudugum zamanlarim oldugu icin de. teknolojiden kolayca uzaklasabilecegimi bilmek guzel. herhangi bir seye bagimli olmamak iyi. bu uc gunluk tatil durmak icin iyi geldi. sanirim zaman zaman durmak da iyi.
illusionist'i izledim ve tekrar soul kitchen'i ve anna wintour'u anlatan baska bir filmi. casita'da feraye yedim. kasim vogue'unu okudum. bloglari elden gecirdim. hamit'i sevdim bol bol. guzel bir aksam yemegi hazirladik melo ile. "asla" dinleyip durdum sertab'tan ve "araf" mor ve otesi'nden. tarihi yarimada carsilarini dolandim. sultanahmet kofteci'sinde mola verdim. yarin antalya'ya ucacagim ve geri donecegim. o yuzden sabah erken kalkmaliyim. giysi dolabim hala gelmedi. ama artik kupelerimi asacagim biblolardan benim de var. hem de bana ozgu. evrim ile konustum ve bella ile. okunacak bir suru sey var. ilgilenmeliyim. gunesli iki gun gecirdim ama soguktu. oncesinde de yagmurlu birkac gun, ama ilikti. listeler yapmak istemiyorum. insanlara laf anlatmak da onlari dinlemek de. 9 gunluk tatil gelse de bombos gecirsem diyorum. mutsuz degilim, belki birazcik umutsuz. hicbir yere, zamana ve seye ait olamama duygusu arada yokluyor iste. iyi geceler dusunceler, hos geldin baldan tatli uyku.
Friday, October 29, 2010
Thursday, October 28, 2010
Tuesday, October 19, 2010
op tarkan etkisi

son gunlerde yeni yetme ergen kizlar gibi hissediyorum. ozellikle tarkan'in op sarkisina denk gelip sarkiyi dinlerken ve bagira cagira sarkiya eslik edip deli gibi dans ederken buluyorum kendimi. klibe gelince; sonunda bir yerlerde, bir bar cikisinda tarkan kapidaki bodyguard'in taklidini yapiyor :D cok egleniyorum. tekrar dusundum de 11 yasimdan beri pop muzik dunyasinda tarkan var. ne garip...
seni severdim
seni severdim
hüznün koynumda
seni severdim
seni severdim
hem uyanık, hem uykumda
seni severdim
seni severdim
ve sana rağmen
yine severdim
dar ağacı ip boynumda
sen aşkı anlamaz bilmez
gül yansa ağlamaz sakin
ben akmayan gözyaşında
seni severdim
sen hisli korkak savaşçı
aşkı kime satmış hain
ben her savaş meydanında
seni severdim
klip için tıkla
sen aşkı anlamaz bilmez
gül yansa ağlamaz sakin
ben akmayan gözyaşında
seni severdim
sen hisli korkak savaşçı
aşkı kime satmış hain
ben her savaş meydanında
seni severdim
klip için tıkla
Saturday, October 16, 2010
Friday, October 15, 2010
gidemezsem diye
youtube olmazsa myspace icin link parov stelar coco remixed feat. lilja bloom mutlaka dinleyin bu sarkiyi :)
bir yalani yasamak mi yoksa gerceklerin acitmasi mi daha iyi? bilemedim.
Thursday, October 14, 2010
tespit
geçenlerde gittiğim konserde pek çok ünlü isim vardı.
ne zor bir şey onlar için ünlü olmak...
ne zor bir şey onlar için ünlü olmak...
Tuesday, October 12, 2010
Monday, October 11, 2010
manalı bir tesadüf olarak
öyle birisi şu lafı etmiş ki: "love is real."
aynı anda creep'de çalmaya başlamasın mı?
peki ben bu durumda ne yapmalıyım?
aynı anda creep'de çalmaya başlamasın mı?
peki ben bu durumda ne yapmalıyım?
Friday, October 08, 2010
Monday, October 04, 2010
Sunday, October 03, 2010
Monday, September 27, 2010
Sunday, September 26, 2010
Saturday, September 25, 2010
o kadar kizginim ki...

gecenin ucunde usunmedim, kafayi vurup yatmak yerine, kizginligimi en iyi anlatan seyi bulup bu postu girmek icin elimden geleni ardima koymadim.
ben gercekten kizinca "how i met your mother" dizisindeki lily gibi oluyorum.
detayli bilgi icin: 5.sezon 9.bolum slapsgiving 2: revenge of the slap
tam olarak o formatta oluyorum. gozum donuyor. beni kizdiran seyi yok edecek patlamaya hazir bir bomba gibi dusunebilirsiniz.

ps: lily'nin o halini gosterecek bir gorsel bulamadim, o yuzden bunlarla idare edin.
ps: ted sakal uzatinca bazen johnny depp'e benziyor.
ps: robin de gokce'nin kuzeni gulsah'a benziyor.
ps: benim favori karakterim tabiki barney stinson.

ps: bu arada diziyi ne zaman denk gelirse izliyorum. sezon, bolum vs.'den anlamam.
ps: baslangic jenerigini cok seviyorum.
ps: ama postu klasik bir sahne ile kapatalim.

Thursday, September 23, 2010
senin gibi...
küçük bir an için, ait olmak için, eski asklar gibi kapinda
yalniz bir gün için, nefes almak için, kanarken avuçlarim karsinda
uzerimde sevdigin mavi elbisem, sensiz geçirdigim günlerden
senin gibi beni kimse sevmedi, dönmedin gittigin yerden geri
senin gibi beni kimse sevmedi, bekledim gittigin günden beri
neden?
nedeni yok. sadece nedensiz. ya da cok. o kadar cok ki biz insanlari olusturan nedenler, sayelerinde olusan nedenler de nedensizlesiyor bu nedenden.
Monday, September 20, 2010
iyi ki doğdun, gördün mü 25 oldun buket
aslında sana yukarıdaki gibi bir parti hazırlayacaktım ama biliyorsun bütün haftasonu çalıştım. hem sen de kutlamaları hele de kalabalık olanları sevmiyorsun diye ben de sana başlıktaki şarkı eşliğinde aşağıdaki çiçekleri yolluyorum. seni çok seviyorum.
Saturday, September 18, 2010
harmandalı
sürpriz bir gelişme ile bugün ajanstayız, çalışıyoruz. arka bahçe civarında bir yerlerde bir düğün var sanırım. o yüzden hiç yalnız hissetmiyorum. harmandalı bile çaldılar daha ne isterim. tanıdık kesin bir yerden düğün sahipleri :) mastika'ya geçtiklerine göre...
Wednesday, September 15, 2010
Saturday, September 11, 2010
beylik laflari pek sevmem ama...
"sahip oldugunuz tek varlik kendi varliginizdir. bu nedenle kendinizi dunyanin en guzel, en sevecen, en ilginc, en olaganustu insani yapin. o zaman her kosulda varliginizi surdurebilirsiniz."
Subscribe to:
Posts (Atom)


































