Friday, March 20, 2009

içimizdeki yaratıklar

orada olduğunun farkında olmadığımız, bizi bambaşka insanlar yapan, karşılaştığımızda tanımakta zorluk çektiğimiz, aslında biz olan karanlık varlıklar.

Wednesday, March 18, 2009

sevdim gerçekten :)

hadi bir rozet seçin kendinize...

i can read

okuma yetisine sahip olduğum için mutlu olduğumu iletmiştim daha önce buralarda bir yerlerde. anlaşılan başkaları da mutluymuş. bu da burak'ın blogundan...

Sunday, March 15, 2009

bir koskoca yıl

ulaş askerden döndü :) dün akşam hep birlikte gemi'deydik.

zaman

çat diye durup küt diye başka bir yerden devam etse ya...

kendiliğinden

gözüme ilişen her lekeyi bir yüze, her gördüğüm yüzü de bir diğerine benzetmek.

ne komik

birkaç tane eski kaset buldum dolabın köşesinde. eski şarkılar ile dolu... 

Saturday, March 14, 2009

1968 pontiac firebird

bir şarkı bir film bir dans

let's dance little stranger, show me secret sins, love can be like bondage, seduce me once again. burning like an angel, who has heaven in reprieve, burning like the voodoo man, with devils on his sleeve. won't you dance with me, in my world of fantasy, won't you dance with me, ritual fertility. like an apparition, you don't seem real at all, like a premonition, of curses on my soul. the way i want to love you, well it could be against the law, i've seen you in a thousand minds, you've made the angels fall. won't you dance with me, in my world of fantasy, won't you dance with me, ritual fertility. come on little stranger, there's only one last dance, soon the music's over, let's give it one more chance. won't you dance with me, in my world of fantasy, won't you dance with me, ritual fertility. take a chance with me, in my world of fantasy, won't you dance with me, ritual fertility.
şarkı: nouvelle vague "dance with me" "bande à part" mash
film: bande à part dance
açıklama: bande a part
hatırladımki daha önce de bu filmden bahsetmişim.

eski

yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup bin bir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin

sezen aksu

radio ga ga

yolda olmayı özledim. bir de quenn çalsa...

Friday, March 13, 2009

Tuesday, March 10, 2009

Sunday, March 08, 2009

evi çiçek bastı

önce ester'in öğrencisinden bir buket çiçek geldi. onları bölümleyip bambaşka 2 vazo çiçek yaptım :) sonra kurye şirketinden bir saksı çiçeği geldi.

son olarak bu sabah eve gelirken pazar efsanesi şişe sek süt, günlük gazete ve bizim fırının nefis açmalarından başka, bir demet mis kokulu beyaz kayısı çiçeği aldım. 

bir gün gerçekleşmesini istediğim hayalime gelince; sanırım bahçeli sevimli bir ev. yağmurlu günlerde kırda olmak gibisi yok.

uzun zaman sonra tekrar "serseri aşıklar" izledim.

la la laaa...





Thursday, March 05, 2009

pinhani sanki izmir havası gibi...

umutsuz olduğu bir anda
sevmek ister her insan
birazcık şanslıysan
neden olmasın
kendinden emin değilsen sevme
bensiz mutluysan
hep öyle kal
eğer her gece yattığında
büyülü düşler sana
benden bahsediyorsa
hemen tatlı uykundan uyan
çünkü ben hiç uyuyamam
seni düşündüğüm zaman
ben (l) ki sevmekten hiç usanmam

Monday, March 02, 2009

marj ayarı

time won't wait

hey, time won't wait for you
keeps on ticking away
burning up every day
she was sleeping at the bus stop
heaven away
but our magic in her blue eyes
told me she had left her daze
so I have to chat her wisdom
and there was no doubt
i told her I was sitting lonely on request fault
future's gonna catch out
she said, 'time won't wait for you.'
so do all the things you wanted to
better hurry up, take it in your stride
use your resolution which you've been sublime
and love won't change you boy, it's true
i can tell you till my face blue
every second screams, listen to your dreams
oh, cause you just can't stop the pop
on a brick that I was banging, over my head
but the sweet rings on my feet now
where they once were made of lead
do you hear the message in the music
now
i hear it too
you know, you got your history in the making now
slowing down won't get you through, no no

musicology

ne oldu bilmiyorum. kendime geldim gibi bir şey. kocaman bir ay içinde olanlar... ester'in burada olması, iş ile ilgili değişiklikler, canım annemin gelmesi ve gitmesi ;) özellikle iş ile indirect etkiler (ppm ve haftasonundaki çekim gibi) sürekli bir müzik ve dans akımı etkisi altındayım... evet evet evet işte olması gereken bu. bağırmak, gülmek, çığlık atmak, her zamanki hoplayıp zıplamak, hareket hareket hareket...

içime bahar geldi :)