Wednesday, August 05, 2009

son çekim...


ne oldu da böyle oldu?

uzun zamandır kendim hakkında çok düşünmemiştim. yani benim gibi megolaman biri illaki düşünür ama tekrar düşünmeme sebep olan birisi ile tanıştım. son dönemlerdeki şu hızlı ve koşuşturmalı yaşamımdan biraz sıyrılmama neden oldu.
nazar değmesin keyfim yerinde :D güzel güzel tatil planlarım var. dün akşam izlediğim filmi sevdim. durakta pizza hut hakkında atıp tutan teyzeyi düşününce gülümsedim. aranmak hoşuma gitti. iki gündür berna ve tan ajans'ta :) geçen cuma sedef ve bahadır ile balkon'un terasında yağmurlu bir cuma gecesi geçirdik, sanki sonbahar başlıyor gibiydi. sanırım özlemeye başladım o geçiş dönemini.hadi yeniden başlayalım ;) yavaş yavaş acele etmeden...

Wednesday, July 29, 2009

istiyorum...

eski türk filmlerinin birinin içinde olmayı.

f.ck you

fırat'ın blogunda gördüğümden beri dinliyorum, dinliyorum, dinliyorum...

look inside, look inside your tiny mind
then look a bit harder
'cause we're so uninspired, so sick and tired
of all the hatred you harbor
so you say it's not okay to be gay
well, I think you're just evil
you're just some racist who can't tie my laces
your point of view is medieval
fuck you, fuck you very, very much
'cause we hate what you do
and we hate your whole crew
so please don't stay in touch
fuck you, fuck you very, very much
'cause your words don't translate
and it's getting quite late
so please don't stay in touch
do you get, do you get a little kick
out of being small minded?
you want to be like your father
it's approval you're after
well, that's not how you find it
do you, do you really enjoy
living a life that's so hateful?
'cause there's a hole where your soul should be
you're losing control a bit
and it's really distasteful
... fuck you, fuck you, fuck you
fuck you, fuck you, fuck you, fuck you
you say you think we need to go to war

well, you're already in one
'cause it's people like you that need to get slew
no one wants your opinion...

Monday, July 27, 2009

şşş...

şişirdin şaban
ş harfi
şişe
ne güzel bir kelime
uzun boyunlu yeşil şarap şişesi

şarkılar...

... bir gün mutlaka gerçek sahiplerine dönerler.

Wednesday, July 15, 2009

bugün hava çok güzel

bulutlu :) şarkılar güzel, ben güzelim... bahçemde yağmur :) evvelsi gece 4.30'ta yağmurun sesi ile uyandım. o kadar şiddetli ve hızlı yağıyordu ki oturup izledim. maniğim bu aralar galiba :)

Tuesday, July 14, 2009

uzun uzun aralar

bu aralar eskilerden bir sıkıntım vuku buldu. kendimi uzaya fırlatmak. tüm bağlarımdan kurtulmak istiyorum. kimse beni tanımasın istiyorum. uzayda yaşayamayacağıma göre başka bir yere gideyim diyorum. ama orada da yeni bağlar oluşacak diyorum. işte sadece diyorum.
bu cuma izne çıkıyorum. istikamet; izmir, aydın, antep. özlem'i evlendireceğim. bütün sırları biliyorum düğün ile ilgili. kendisini vazgeçirmeye çalışsam da o oldukça kararlı :) aslında gözümde büyüyor tüm bu 10 gün ama yapacak bir şey yok.
işin antep ayağı beni oldukça heyecanlandırıyor aslında. ama o aşamaya gelene kadar yorulmuş olacağım bile.
neyse ben buralarda yokken siz çevirip çevirip
bengi'den arakladığım şu minik filmi izleyip enfes şarkısını dinleyin.

Friday, June 26, 2009

aman yaaa...

severdim de fan'ı falan değildim. ama çok b.ktan hissettim. sanki geçmişimden bir şeyler kopup gitmiş gibi. ölüm her zamanki gibi sonrasında yaşanan anlamsızlığını da yükleyip gitti. ooofff offfff... hep düşünürdüm michael jackson ya da madonna ölse nasıl olurdu diye, göreceğiz bakalım nasıl olurmuş. türkiye için ise aynı şeyi barış manço'da gördüğümü düşünürüm. bir de sezen aksu'yu düşünürüm, içim sızlar. ama hayat bu belli olmaz. kim öle kim kala...

Tuesday, June 23, 2009

deniiizzz...

kaç gündür sabahları burnuma deniz kokusu geliyor. benim denizin üzerinde olmaya, bir tekne ile açılmaya, rüzgarı hissetmeye ve ayaklarımın tuzlu suya değmelerine ihtiyacım var.

one love one heart

sedefin wannabestar çalışmasındaki yardımlarımdan ötürü beni aldı festivale sokuverdi. çok hastası olduğum gruplar olmasa da ses sistemi kulaklarımızı tırmalasa da pek keyif aldım tüm günden. maksat festival olsun di mi ama :) fareli köyün kavalcısı gibi sizi peşinden sürükleyen tek bir grup vardı. bence festivalin en keyifli müziklerini onlar yaptı. camillocromo. yaptıkları müziği dinlemek isterseniz buradan.


hamit & kafka

hamit oynamaktan yorulmuş, kendisini masanın üzerine atmış halde. genelde barış'ın fotoğraflarını çekmesine alışkın olduğu için bir sürü fotoğrafını çekmeme uyuz oldu. en sonunda artık umursamamaya başladı.
kafka onu dışarı salmadığım için benden nefret ederken. her gidişimde beni dışarı çıkmaya ikna etmek için türlü yollar denedi ama ben "ulaş sonra ikimize de kızar" deyip kendisini bertaraf ettim.

Friday, June 19, 2009

denge

yeni müşteriler = yeni işler

güneş

istanbul'da güneş yanlış yerden batıyor olabilir mi?

Saturday, June 13, 2009

üzerime yaz tembelliği çöktü...

işler yoğun, ben de hamit ve kafka arasında oradan oraya koşuşturuyorum :)

Saturday, June 06, 2009

aman nazar değmesin ;)

ah bu benim garip, yoğun, karmaşık hissiyat halim. 1 mart'tan beri hayat hep güzel, umarım böyle de devam eder. yenilik bekliyorum. olmazsa "şansına küs demet" der, geçerim. içimde kocaman bir güç var gibi hissediyorum. her şey güzel, her şey renkli, her şey gülümsemeli. dört gün güneşten sonra 5. gün bulut güzel.