Tuesday, August 18, 2009
şefkat
çaresiz ve yalnız hissettiğin korkunç bir günün sonunda, bindiğin otobüsün şoförünün sana sıradan bir şefkat kelimesi sarfetmesi ile onun boynuna sarılmamak için kendini zor tutman çok olasıdır.
Wednesday, August 12, 2009
1000 değil :)


bengi'nin, işlerini ve beğendiklerini ben de beğeniyorum. yukarıdaki kıyafetlere bayıldım. ben de blogumda olsun istedim.
arda ve ösym
istanbul üniversitesi - mühendislik fakültesi - deniz ulaştırma işletme mühendisliği :)
Friday, August 07, 2009
yine ünlü oldum :)
daha buket gelir gelmez "blogun var mı senin? yoksa hemen edin." diye başının etini yedim. e tabi o da bu durumu hemen aleyhime kullandı :) ayrıca kendisi, beni bahçede tembellik ederken niye fotoğraflamadı anlamadım ;)
Thursday, August 06, 2009
demet
başlıktaki adıma gözüm takıldı, adımın görüntüsü beni anlatıyor gibi geldi. d harfi başta sağlam ve kazık çakmış gibi kendinden emin duruyor. sondaki t ayaklarımın yere basmamasını, uçarı, kapılıp giden tarafımı vurguluyor sanki. ortadaki e'ler ve m ise d ile t'yi yani bu iki zıt yanımı birbirine uyum içinde bağlıyor gibi hissettim. bak sen şu harflerin yaptığına...
Wednesday, August 05, 2009
abanoz kule
bu aralar elimde abanoz kule var. orada breasley'in jackson pollock hakkında söylediklerini okuyunca yüzümde anlamsız bir gülümseme oldu. aynı dünyada yaşıyoruz. blogun bir yerlerinde pollock'tan da sözettiğimi anımsıyorum. 8 mayıs 2009 cuma günü mesela...
bu arada hala ajanstayım. işim bugün erken bitti ve deniz ile bahçede sohbet ettik. tan ve berna'nın çekimi bitirmelerini bekliyorum. sedefler'e gideceğiz. blogumdaki müzikleri netten dinletiyorum onlara. valla ben çok eğlendim, umarım onları da baymamışımdır :) hehehe...
bu arada hala ajanstayım. işim bugün erken bitti ve deniz ile bahçede sohbet ettik. tan ve berna'nın çekimi bitirmelerini bekliyorum. sedefler'e gideceğiz. blogumdaki müzikleri netten dinletiyorum onlara. valla ben çok eğlendim, umarım onları da baymamışımdır :) hehehe...
eski bir türk filmi şarkısı
bilmiyorum seninle sonumuz ne olacak
belki bu aşk ölümsüz belki yarım kalacak
her gün değişiyorsun avutuyorsun beni
bir bilmece gibisin çözemedim ben seni
seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum
canımdan bir parçasın söküp atamıyorum
bazı gün darılırsın bazı gün barışırsın
bazı gün de kaybolur hasrete karışırsın
her gün değişiyorsun avutuyorsun beni
bir bilmece gibisin çözemedim ben seni
belki bu aşk ölümsüz belki yarım kalacak
her gün değişiyorsun avutuyorsun beni
bir bilmece gibisin çözemedim ben seni
seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum
canımdan bir parçasın söküp atamıyorum
bazı gün darılırsın bazı gün barışırsın
bazı gün de kaybolur hasrete karışırsın
her gün değişiyorsun avutuyorsun beni
bir bilmece gibisin çözemedim ben seni
Subscribe to:
Posts (Atom)

