Wednesday, November 26, 2014

looper



the wolf of wall street

dicaprio da tıpkı brad pitt ya da matt damon gibi ilk etapta 'sarısın bebeto' onyargıma maruz kalmıstı. ama bir yonetmen (baz luhrmann) basarısı olarak romeo&juliet filmini cok begenmistim. sonra yavas yavas oyunculugunu daha da basarılı buldugum filmleri oldu. son olarak the wolf of wall street filmini izledim. hem dicaprio hem de scorsese (kendisi cok iyi bir yonetmen de olsa ya da dev produksiyonlu filmler de yapsa hikayesi cok iyi olmayan bazı filmleri oldugunu dusunuyorum) cok basarılı bir is cıkarmıslar. izleyin derim. bu arada barıs'tan edindigim bilgi dahilinde film sonrası kaliforniya sendromu ile ilgili bilgiye linkten ulasabilirsiniz.




Sunday, November 16, 2014

bizim bahcenin mahsulleri

zeytin, muz ve nar asagıda.



portakal, mandalin ve limon baska sefere kaldı.

nick the fisherman



kos'a gitmeden once nerede ne yenir? nereye gidilir? vs. soyle bir goz gezdirmistim. illaki bir deniz urunu gecesi yapacaktık. aklımda hep salas bir balıkcı fikri vardı. ama sonucta turistik bir yere gidecegimiz icin internette yazılanlar beni pek tatmin etmemisti. buna ragmen aklımda kalan tek isim: 'nick the fisherman' idi.
her neyse ilk aksam bilincsizce sokaklarda dolasırken yemek yenilecek bir yer arıyorduk. bir suru yerden gectik. hicbir yer icime sinmedi. hepsi tam da salas gibi gorunen turistik yerlerdi. en sonunda bir yeri gozume kestirdim. en kenardaki masaya ilerleyip garsona oturup oturamayacagımızı sordum. hic yeri olmadıgını soyledi :( ama ben ısrar edince dayanamayıp taa en kıyıdaki minik masayı gosterdi. tabiki mutlulukla kabul edip masaya yerlestik.
sonra ne yiyip ne ictigimizi siz tahmin edin, ben anlatmayayım. ama asagıdaki fotografta da goreceginiz gibi garsonlar super tatlılardı.
asıl konuya gelirsek benim sırtım lokantaya donmus oldugu icin oturdugumuz yerin zaten aradıgımız yer oldugunu cok sonra farkettim. Guzel bir yer bulduk mutlulugum, zaten dogru yeri bulmusuz mutlulugu ile ikiye katlandı :)



bu yazın unluleri


ne yalan soyleyeyim, limon'un unlu kapasitesi oldukca yuksek. bu yaz pek cok unlu gordum. ama en unlulere gelirsek naomi campbell ile kate moss ve ailesi oldu.

yine cicekler








gercek

dogaya daha yakın yasadıgınızda doganın gelecegi konusu da daha fazla kafanıza takılıyor. acıkcası cocukken de dogaya oldukca yakındım. ama hayatın kosusturması icinde bazı seyleri derinlere gomdugumu farkettim. yaklasık bir yıldan fazla bir suredir dogayı daha yakından gozlemledigim icin cocukken beynime kazınan deneyimler ya da bilgiler tekrar canlanıp bilincimde tekrar yer buldu. vardıgım sonucun gercegi asagıdaki videoda ozetlenmis. bu videonun youtube sayfasında yine unluler tarafından seslendirilen diger videoları da izleyebilirsiniz.

Sunday, November 02, 2014

cate blanchett

pinterest'te asagıdaki fotoyu gordum.


daha yuksek cozunurluklusunu google'da ararken asagıdakileri buldum ama daha yuksek cozunurluklusunu bulamadım. aradım cunku renklere bayıldım.


patema inverted

uzakdogu animelerini hep cok sevmisimdir. bu da sonuncusu.
farklı olanların bir arada yasayabilecegini anlatan cok guzel bir oyku.



rango

bu filmden daha once iki postta bahsetmisim. ama buraya hiç post yapmamısım. 





Friday, October 31, 2014

mikla's fall treasuries

tum listeleri favorilerimdeki (her gun artmaya devam eden) 13.000 kusur adet gorsel arasından tek tek itinayla secip tresuary list'lerimi olusturuyorum. bu da boyle biline.