Friday, April 22, 2022
apitiva
ispanyol meyhanesinde bir gece
not: nilüfer'den dinleyiniz.
kararmış, tahta masamızda bir şişe şarap
gecelerden bir gece, bezginiz
üstelik, adamakıllı sarhoşuz, ellerin ellerimde
ispanyol meyhanesinde bir kadın, çığlık çığlığa şarkı söylüyor
belli yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı
zayıf, incecik elli, incecik elli, kalın dudaklı
sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda
yüzümüz al al oluyor, içimiz hüzün dolu, kahır dolu
gözlerimiz kanlı
yeter, yeter
öleceksek ölelim
haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
daha içelim hey
daha içelim hey hey
daha içelim içelim içelim
ispanyol meyhanesinde bir gece
seninle, seninle başbaşayız
üstelik, sarhoşuz adamakıllı, daha içelim, daha içelim
ispanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
hey garson, bütün hesaplar benden bu gece, sen de iç, sen de iç
kapat kapıları, kapat, kapat, yabancı girmesin
ispanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
ölelim, ölelim artık, bitsin bu delicesine koşu, bitsin bu koşu
Wednesday, April 20, 2022
gözyaşı
yüzünü dökme küçük kız, bırak üzülmeyi
yalnız sen misin bir düşün, unutan sevilmeyi
her siyahın bir beyazı, gecelerin gündüzü de vardır
yüzünü dökme küçük kız, kızma onlara
yalnız sen misin bir düşün, zincir oranda buranda
her tutsağın bir kaçışı, uykunun uyanışı da vardır
yüzünü dökme küçük kız, yaşamın anlamını bul
sonra dinle kendini, yolunu bil
her siyahın bir beyazı, gecelerin gündüzü de vardır
Thursday, April 14, 2022
ağlamak güzeldir
ağlamak öfke, delice nefret
doruklarda aşk doyumsuz sevinç
kahreden keder kısaca hayat
ve nefesindir ve nefesindir
ağlamak şu gelip geçici dünyada
her şeye rağmen var olmak demek
ağlamak yaşayan binlerce duygu
insanca ve coşkulu güzel bir şeydir
ağlamak senin kara dünyada
hâlâ sevdiğin ve hissettiğin
tüm güzelliğin ve çirkinliğinle
var olduğundur, var olduğundur
ağlamak güzeldir
süzülürken yaşlar gözünden, sakın utanma
Saturday, March 05, 2022
Wednesday, February 23, 2022
Monday, February 07, 2022
2022 ilkbahar - yaz
Sunday, February 06, 2022
mor ve ötesi ile hem yeni hem eski
grubun yeni albümü: sirenler.
10. şarkı: istiklal.
duygusu: sanki üzülecekmişsin gibi ama hiç üzülmeden yükselmek.
-
süper baba
nereden çıktı şimdi bu eski dizi demeyin, çıktı işte. çoook özledim. gerçekliği, duyguları, küçük dünyaların önemini, basit yaşamları... ve o zamana ait her şeyi.
diyeceksinizki e sen çok mu gerçek değilsin, duygusuzsun, büyük hayatlar mı yaşıyorsun? yooo... sanki bir tek ben o zamanda kalmışım gibi hissettiğim için ya da başka hissedenleri bulamadığım için bütün bu sıkıntım ve yalnızlık hissim. vardır eminim benim gibi birileri. tanıdıklarım fiziksel mesafe olarak uzak, tanımadıklarımla ise denk düşemedik bir türlü.
süper babanın çocukları ve kadınları diyelim o zaman. ama bence kadınları kısmına şule'yi de eklemek lazım.
ve tüm oyuncu kadrosu çok özel.
şahsiyet
izleyeli çok oldu. daha leyla'yı emziriyordum, o kadar eskiden izlemişiz yani. niye hatırlıyorum? çünkü diziye ara verip emzirip izlemeye devam ediyorduk.
konu o kadar herkesin bildiği bir şeyki anlatmak istemiyorum. ama konunun ele alınışı, senaryo tam benim kalemim. yönetmene, oyunculara zaten bir şey diyemem.
bir de sanırım adli olaylara annemin işi sebebi ile özel bir ilgim var. adliye, hukuk, emniyet vs.
izlemediyseniz, izleyin. iyi gelir yani.
karsu
bu renkli hanım'ı dinleyiniz.
yoğun bir kadın sesi dinlemeye ihtiyacınız varsa dolu dolu sesiyle size iyi gelebilir.
Friday, January 21, 2022
harry potter
harry potter'ı çoook ama çok eskiden okudum. arda daha çocuktu. o okuyordu, ben de fantastik hikayeleri sevdiğim için bir şekilde olaya bulaşmış oldum.
filmlerine gelince yarım yamalak tv'de gördüğüm sahneler vardı, belki sadece ilk filmi tam izlemişimdir.
ama sonra hamileliğimin sonlarına doğru bu filmlerin tüm serisini izleme fikri gelip kafamıza yerleşti. biz de azmettik, doğumdan önce hepsini izleyip bitirdik.
tabiki çok güzeldi, ruhu çocuk olan herkese hitap ettiğini düşünüyorum. iyiki de izlemişiz çünkü doğumdan sonra bu kadar vakti ayırabilirdik ama bitirmemiz aylar sürebilirdi :D"
Wednesday, January 19, 2022
mabel matiz coğrafyası (gerçekliği)
çok garip bir şey oldu. uzun zamandır bir şarkıya / bazı şarkılara bu kadar uzun süre takılmamıştım. sanki tüm türkiye'nin tüm şehirlerinde bir film karesini gördüğünüz şarkılar. hiç farketmeksizin. kendimi bir filmin içinde hissettiren şarkılar bunlar. o yüzden mabel matiz coğrafyası diyorum sadece müziği değil. ve hep bir mabel matiz vardı da ben onu dinlememişim bir şekilde, yolumuz denk düşmemiş. herhalde yaz sonundan beri geceleri çalışırken sürekli dinliyorum. ve bıkmıyorum. ve zamansız şarkılar dinliyorum. bu yüzden ne zaman dinlenirse dinlensin aynı hissettirecek şarkılar. sizi alıp götürecek şarkılar. kendimi çocukluğumda gördüğüm şarkılar bunlar. duyguları en derinden anlatan şarkılar. özellikle "maya" ve "gök nerede" albümleri. niye böyle oldu anlamıyorum. ama oldu. güzel de oldu. iyiki yolumuz kesişmiş. kendisinin müziği gibi tarzı da çok renkli. aslında ben de genelde bloga daha dikkat çekici görseller koymayı severim. ama nedense sahnede olduğu bir görsel bence çok daha anlamlı oldu.
Tuesday, January 18, 2022
hiçbir şeyden çekmedim...
...şu teknolojiden (medeniyetten) çektiğim kadar.
işimin gücümün arasında bunu yazdıracak kadar hayatımın içinde bana zorluk çıkartıyor.
- kablolar
- elektrik kesintisi
- internet çekmemesi
- hızla ilerleyen teknoloji yüzünden kullandığım teknolojik aygıtların, donanımların, altyapıların hep geri kalması.
bık.tım.
ekleme yapıyorum:
- alan yetersizliği
bu vesile ile orhan veli'yi de anımsayalım:
_ kitabe-i seng-i mezar _
hiçbir şeyden çekmedi dünyada
nasırdan çektiği kadar;
hatta çirkin yaratıldığından bile
o kadar müteessir değildi;
kundurası vurmadığı zamanlarda
anmazdı ama allah'ın adını,
günahkâr da sayılmazdı.
yazık oldu süleyman efendi’ye.
...
Sunday, January 09, 2022
uzun bir aradan sonra...
... bugün güneşi gördüm.
aslında benim hastalığım, ardından barış'ın hastalanması ve leyloş'u da ne olur ne olmaz diye okula yollamamamız sebebiyle full evdeydik. yani o kadar evdeydik ki o kadar olsun :D
işte bugün ilk kez dışarı (dışarı derken sosyalleşme anlamında dışarı) çıktık. güzel bir gün geçirdik, sonu biraz sallantıya girdi ama hızlıca toparladık. bugün babun'a gittik. babun, bodrum torba'daki bir çocuk kitapçısı. fanları çok. küçük yerde yaşayınca zaten bu tip şeyleri kaçırman imkansız ama hele bir de çocuğun varsa kesin yolun düşüyor.
biz covid'ten sonra leyla'nın biraz sosyalleşmesi için yaz başında oyun grubu adı verilen aktiviteye götürdük. her ne kadar leyla benim elimi bırakmadan beni o oyuncak köşesinden bu oyuncak köşesine sürüklese de yine de güzeldi. tabi benim için tek güzel tarafı leyla'ydı. çünkü ben bu tip olayları pek sevmem.
zaten covid'ten sonra sudan çıkmış balık gibiydik. ama diğer herkes değildi, işin ilginç tarafı. işte bu oyun grubu, babun'un oyun alanında yapılıyordu. barış ile benim için, işin güzel tarafı kitapçıya gitmekti. leyla'ya alıyoruz diyerek bence kendimize kitaplar aldık...
araya giriyorum. babun'un hikayesini internetten zaten bulursunuz. ama babun'a gidiyoruz dediğimizde leyla'nın hevesle gitmek istemesi, bizim için babun'u önemli kılıyor. sahibi oya pulathaneli'nin başarısıdır bence. tarif etmesi biraz zor ama alışkanlık yapabilir.
... evet kaldığım yerden devam ediyorum. zaten bizim bu kitap manyaklığımız leyla daha benim karnımdayken başladı. yoğun araştırma ve çalışmalarla internetten 60 kitaplık ayşegül serisini tamamladım. tek bir kitap yok "harikalar sirki", hala peşindeyim. barış da çocuğa nesin vakfı'nın matematik serilerini almaz mı? sizin anlayacağınız çocuk bezine para verir gibi kitaplara da para verdik. bez konusu bitti, kitaplar bitmez.
kitap alırken mutlaka önce kendim okumaya çalışıyorum. ama türk yazarlar konusunda hep hayal kırıklığına uğradım. çok uzun ve dolambaçlı anlatıyorlar yabancı yazarlara göre. o yüzden türk yazar alırken mutlaka okumaya çalışıyorum. diğer konu ise leyla'nın görsel algısının da gelişmesi için çizimlere dikkat etmeye çalışıyorum mümkün mertebe.
artık toparlayayım. çünkü ancak bu saatlerde sakinleyip kafamı toparlıyorum ama bu saatte de uykum geliyor. yine dağıtıyorum konuyu. kahvelerimizi içtik, keklerimizi yedik, oyun mutfağında oynadık, hamakta sallandık, parkta oynadık. babun'dan rica minnet ayrıldıktan sonra (leyla'ya rica minnet tabi ki) bodrum'a indik. klasik marina-sünger rutinimizi tamamladık ve dönüş yoluna geçtik.
bugün hepimize çok iyi geldi. haa bu arada yeni kitaplar da aldık tabi.
