Thursday, April 14, 2022

ağlamak güzeldir

ağlamak öfke, delice nefret

doruklarda aşk doyumsuz sevinç

kahreden keder kısaca hayat

ve nefesindir ve nefesindir


ağlamak şu gelip geçici dünyada

her şeye rağmen var olmak demek

ağlamak yaşayan binlerce duygu

insanca ve coşkulu güzel bir şeydir


ağlamak senin kara dünyada

hâlâ sevdiğin ve hissettiğin

tüm güzelliğin ve çirkinliğinle

var olduğundur, var olduğundur


ağlamak güzeldir

süzülürken yaşlar gözünden, sakın utanma

hay bin kunduz

Monday, February 07, 2022

2022 ilkbahar - yaz

9 parçayı topladım.
bu kolajın adı: "venüs'e aşık mars" olsun. 
ama venüs almış yürümüş. mars biraz gerilerde kalmış sanki.
venüs'ün arkasından bakakalmış gibi olmuş.

Sunday, February 06, 2022

mor ve ötesi ile hem yeni hem eski

 grubun yeni albümü: sirenler. 

10. şarkı: istiklal. 

duygusu: sanki üzülecekmişsin gibi ama hiç üzülmeden yükselmek.

-

barış ile sık sık konuşuruz. "mor ve ötesi" ve zamansız şarkıları diye. işte öyle bir albüm daha.

süper baba

nereden çıktı şimdi bu eski dizi demeyin, çıktı işte. çoook özledim. gerçekliği, duyguları, küçük dünyaların önemini, basit yaşamları... ve o zamana ait her şeyi. 

diyeceksinizki e sen çok mu gerçek değilsin, duygusuzsun, büyük hayatlar mı yaşıyorsun? yooo... sanki bir tek ben o zamanda kalmışım gibi hissettiğim için ya da başka hissedenleri bulamadığım için bütün bu sıkıntım ve yalnızlık hissim. vardır eminim benim gibi birileri. tanıdıklarım fiziksel mesafe olarak uzak, tanımadıklarımla ise denk düşemedik bir türlü.

süper babanın çocukları ve kadınları diyelim o zaman. ama bence kadınları kısmına şule'yi de eklemek lazım.

ve tüm oyuncu kadrosu çok özel.


şahsiyet

izleyeli çok oldu. daha leyla'yı emziriyordum, o kadar eskiden izlemişiz yani. niye hatırlıyorum? çünkü diziye ara verip emzirip izlemeye devam ediyorduk. 

konu o kadar herkesin bildiği bir şeyki anlatmak istemiyorum. ama konunun ele alınışı, senaryo tam benim kalemim. yönetmene, oyunculara zaten bir şey diyemem. 

bir de sanırım adli olaylara annemin işi sebebi ile özel bir ilgim var. adliye, hukuk, emniyet vs.

izlemediyseniz, izleyin. iyi gelir yani.


gizli dizi: 10 bin adım

arada açıp çabucak izleyip keyfinizi yerine getiren dizi, çerez gibi.



karsu

bu renkli hanım'ı dinleyiniz.

yoğun bir kadın sesi dinlemeye ihtiyacınız varsa dolu dolu sesiyle size iyi gelebilir.


moodboard collage challenge

eski fotolar itinayla kırpılır, toplanır, yapıştırılır.


 

Friday, January 21, 2022

harry potter


şimdi yazdığım bu cümle bu ana ait. ama aşağıdaki bölüm 28 ekim 2019'a ait. ve draft olarak o tarihten beri duruyordu.


"bu postu yazmaya karar verdiğimde dönüp eski postlara baktım ve tek bir kelime bile etmemişim bu seri hakkında.

harry potter'ı çoook ama çok eskiden okudum. arda daha çocuktu. o okuyordu, ben de fantastik hikayeleri sevdiğim için bir şekilde olaya bulaşmış oldum.

filmlerine gelince yarım yamalak tv'de gördüğüm sahneler vardı, belki sadece ilk filmi tam izlemişimdir.

ama sonra hamileliğimin sonlarına doğru bu filmlerin tüm serisini izleme fikri gelip kafamıza yerleşti. biz de azmettik, doğumdan önce hepsini izleyip bitirdik.

tabiki çok güzeldi, ruhu çocuk olan herkese hitap ettiğini düşünüyorum. iyiki de izlemişiz çünkü doğumdan sonra bu kadar vakti ayırabilirdik ama bitirmemiz aylar sürebilirdi :D"


bugüne geri dönüyorum. aslında önce kitapları okumak daha zevkli. çünkü o dünyayı siz kuruyorsunuz. tüm o koca dünyayı. son olarak bu yazının bu kadar kısa olma nedeni, harry potter'ın başlı başına bir case olması. eğer içine girersem çıkamam.

istedimki bulabildiğim en küçük hallerini buraya koyayım. çünkü her şey o zaman başlıyor.

Wednesday, January 19, 2022

mabel matiz coğrafyası (gerçekliği)

çok garip bir şey oldu. uzun zamandır bir şarkıya / bazı şarkılara bu kadar uzun süre takılmamıştım. sanki tüm türkiye'nin tüm şehirlerinde bir film karesini gördüğünüz şarkılar. hiç farketmeksizin. kendimi bir filmin içinde hissettiren şarkılar bunlar. o yüzden mabel matiz coğrafyası diyorum sadece müziği değil. ve hep bir mabel matiz vardı da ben onu dinlememişim bir şekilde, yolumuz denk düşmemiş. herhalde yaz sonundan beri geceleri çalışırken sürekli dinliyorum. ve bıkmıyorum. ve zamansız şarkılar dinliyorum. bu yüzden ne zaman dinlenirse dinlensin aynı hissettirecek şarkılar. sizi alıp götürecek şarkılar. kendimi çocukluğumda gördüğüm şarkılar bunlar. duyguları en derinden anlatan şarkılar. özellikle "maya" ve "gök nerede" albümleri. niye böyle oldu anlamıyorum. ama oldu. güzel de oldu. iyiki yolumuz kesişmiş. kendisinin müziği gibi tarzı da çok renkli. aslında ben de genelde bloga daha dikkat çekici görseller koymayı severim. ama nedense sahnede olduğu bir görsel bence çok daha anlamlı oldu.   

Tuesday, January 18, 2022

hiçbir şeyden çekmedim...

...şu teknolojiden (medeniyetten) çektiğim kadar. 

işimin gücümün arasında bunu yazdıracak kadar hayatımın içinde bana zorluk çıkartıyor. 

- kablolar

- elektrik kesintisi

- internet çekmemesi

- hızla ilerleyen teknoloji yüzünden kullandığım teknolojik aygıtların, donanımların, altyapıların hep geri kalması.

bık.tım.


ekleme yapıyorum:

- alan yetersizliği


bu vesile ile orhan veli'yi de anımsayalım:

_ kitabe-i seng-i mezar _

hiçbir şeyden çekmedi dünyada

nasırdan çektiği kadar;

hatta çirkin yaratıldığından bile

o kadar müteessir değildi;

kundurası vurmadığı zamanlarda

anmazdı ama allah'ın adını,

günahkâr da sayılmazdı.

yazık oldu süleyman efendi’ye.

...

Sunday, January 09, 2022

uzun bir aradan sonra...

... bugün güneşi gördüm.

aslında benim hastalığım, ardından barış'ın hastalanması ve leyloş'u da ne olur ne olmaz diye okula yollamamamız sebebiyle full evdeydik. yani o kadar evdeydik ki o kadar olsun :D 

işte bugün ilk kez dışarı (dışarı derken sosyalleşme anlamında dışarı) çıktık. güzel bir gün geçirdik, sonu biraz sallantıya girdi ama hızlıca toparladık. bugün babun'a gittik. babun, bodrum torba'daki bir çocuk kitapçısı. fanları çok. küçük yerde yaşayınca zaten bu tip şeyleri kaçırman imkansız ama hele bir de çocuğun varsa kesin yolun düşüyor. 

biz covid'ten sonra leyla'nın biraz sosyalleşmesi için yaz başında oyun grubu adı verilen aktiviteye götürdük. her ne kadar leyla benim elimi bırakmadan beni o oyuncak köşesinden bu oyuncak köşesine sürüklese de yine de güzeldi. tabi benim için tek güzel tarafı leyla'ydı. çünkü ben bu tip olayları pek sevmem. 

zaten covid'ten sonra sudan çıkmış balık gibiydik. ama diğer herkes değildi, işin ilginç tarafı. işte bu oyun grubu, babun'un oyun alanında yapılıyordu. barış ile benim için, işin güzel tarafı kitapçıya gitmekti. leyla'ya alıyoruz diyerek bence kendimize kitaplar aldık...

araya giriyorum. babun'un hikayesini internetten zaten bulursunuz. ama babun'a gidiyoruz dediğimizde leyla'nın hevesle gitmek istemesi, bizim için babun'u önemli kılıyor. sahibi oya pulathaneli'nin başarısıdır bence. tarif etmesi biraz zor ama alışkanlık yapabilir.


... evet kaldığım yerden devam ediyorum. zaten bizim bu kitap manyaklığımız leyla daha benim karnımdayken başladı. yoğun araştırma ve çalışmalarla internetten 60 kitaplık ayşegül serisini tamamladım. tek bir kitap yok "harikalar sirki", hala peşindeyim. barış da çocuğa nesin vakfı'nın matematik serilerini almaz mı? sizin anlayacağınız çocuk bezine para verir gibi kitaplara da para verdik. bez konusu bitti, kitaplar bitmez. 

kitap alırken mutlaka önce kendim okumaya çalışıyorum. ama türk yazarlar konusunda hep hayal kırıklığına uğradım. çok uzun ve dolambaçlı anlatıyorlar yabancı yazarlara göre. o yüzden türk yazar alırken mutlaka okumaya çalışıyorum. diğer konu ise leyla'nın görsel algısının da gelişmesi için çizimlere dikkat etmeye çalışıyorum mümkün mertebe. 

artık toparlayayım. çünkü ancak bu saatlerde sakinleyip kafamı toparlıyorum ama bu saatte de uykum geliyor. yine dağıtıyorum konuyu. kahvelerimizi içtik, keklerimizi yedik, oyun mutfağında oynadık, hamakta sallandık, parkta oynadık. babun'dan rica minnet ayrıldıktan sonra (leyla'ya rica minnet tabi ki) bodrum'a indik. klasik marina-sünger rutinimizi tamamladık ve dönüş yoluna geçtik. 

bugün hepimize çok iyi geldi. haa bu arada yeni kitaplar da aldık tabi.

Friday, December 31, 2021

lavanta moru: very peri


 2022'nin pantone rengine bakıııın!

Thursday, December 30, 2021

geeelll 2022


ısırılmış yerlerinden gülüyorsun bana
metalin, betonun, asfaltın, bu korkunç ormanında
ben de sıkıldım bu seslerden
yollarımızdaki kafeslerden
anlamıyorsan bile olsun, gel
sıyrılalım örtümüzden

gel, sarıl son bir defa
soruyor değilim fazlasını
cümleler uzak, dilim yenik
ama insan bu alışır, dualar değişir
sarılıp yükünden bir şarkı yazarız belki

Wednesday, December 29, 2021

ve...

2021'i uğurlamaya sadece birkaç gün var.

az önce camı açtım. güzelim havayı içime çektim. yağmurun çisil çisil yağışını; dalların hafif rüzgarla, yaprakların vuran ışıkla kıpırdanmalarını seyrettim. 

tam olması gerektiği gibi bir gece. yine sessiz.

en son post'u neredeyse tam 1 yıl önce yazmışım. yine bir, aralık gecesi. yılı boş geçmemek için. ama bu sefer kalıcı olması için yazıyorum. 

uzun süredir zor zamanlardan geçiyoruz. bu ayrı bir post konusu. bize dönecek olursak Leyloş'un okula başlaması bizim için en büyük değişiklik. uzun bir süreç ve hala devam ediyor. her çocuğun yaşadığı sorunları (1 numaralı sorun çocuğun bağışıklık sisteminin dış dünya ile tanışması) saymazsak gayet iyi gidiyor. ve tabi bununla birlikte hayatımıza giren bir çok yenilik, yeni düzenler, yeni alışkanlıklar, yeni metalar ve yeni duygular.

her sonbahar olduğu gibi ev ile ilgili yine bir sürü işe giriştik. ve alnımızın akıyla çıktık. artık daha korunaklıyız.

yorulduk. yoruldum. ama ülke geleceği konusunu gözardı edebilirsem kendi adıma umut vaadediyorum.

bu haftayı hasta geçirdim. 

üç arkadaşımla bir nevi "ölü ozanlar derneği" tadında bir işe giriştik. çok umut vaat edemiyor (farklı şehirler - istanbul, izmir, bodrum, fethiye -, farklı hayatlar) ama okuma alışkanlığımı tekrar kazanmak adına güzel bir girişim. 

herbafarm devam. bu konu üzerine düşününce yani yaptığım iş konusu üzerine, bilmiyorum daha önce yazmış mıydım?, küçük adımlar ile olsa da gelişme kaydediyorum, sevdiğim bir şeyler yapıyorum, ekip konusunda da bence oldukça şanslıyım.

aslında düşündüğümde; bu görsel toplama manyaklığım ve doğa sevgim, bir şekilde yaptığım işe dönüştü. tabi dünyanın dijitalleşmesi (kes yapıştır defterlerden, nerelere geldim) ve benim barış ile tanışmam da beni bu noktaya getirdi.

çok yorgunum, artık uyuyacağım. ve vakit yaratmaya çalışacağım.

not: her ne kadar bu tütsü işlerinden pek anlamasam da bu foto ile niyetimi belli edeyim. kış kış cinler kış kış, yallah cinler yallah :D yani 2021'e güle güle, yeni yıla güzel bir merhaba deme umuduyla.


Monday, December 21, 2020

bu yılı boş geçmeyeyim :D

ah nerelerdeyim,

yorgunum ama huzurluyum. 

leyloş geçen pazartesi 2 yaşını bitirdi. 6 ekim'de de emmeyi bıraktı. biraz zor oldu ama iyi oldu. o tarihten beri de gündüz uykularını iptal etti. ve bu durum sonucunda günümüz şöyle geçiyor:

açılış - leyloş ile

tüm gün leyloş - çoğunlukla benimle

akşam yemeği faslı - leyloş ile

akşam çizgi film kuşağı - leyloş ile

kapanış - leyloş ile

ev toparlama

herbafarm işleri

pilimin bitmesi

gece uyanmaları

yardım edecek kimse de olmadığı için zoom toplantılarımı bile leyla ile birlikte yapmaya başladık. 

kısmi olarak moraller de bozuk. pandemi desem yeterli olur herhalde. bir de virüs mutasyona uğruyormuş. bir daha normal hayatımıza dönebilecek miyiz? hiç emin değilim. virüs meselesi bitse bile birçok bakımdan daha farklı bir dünya olacak. ah bir bitse. çevremde en yakın arkadaşlarımdan birinin babasını izmir'de bu yüzden kaybettik. yine çok yakın bir arkadaşım ve eşi bu hastalığa yakalanıp atlattılar çok şükür. 2.5 yaşında bir kızları var ve bursa'da yalnızlar. çalışma arkadaşım ve eşi aynı şekilde atlattı. zaten ülke ile ilgili fazlasıyla kaygılanacak bir durumdayken artık dünya ve geleceğimiz için de kaygılanıyoruz.

aslında pandemi başladığında barış ve ben bu durumdan çok etkilenmedik. zaten 2013'ten beri "izole" yaşıyorduk, evden çalışıyorduk. yani evde olma durumu bizi bozmadı. sadece rahatça dışarı çıkamamak sinir bozucu ve eve giren her şeyin dezenfekte edilmesi. 

2019, 19 kasım'da istanbul'a geçtik. leyla emekliyordu ve yürüyeceğini de varsayarak kışın gümüşlükte zorlanacağımızı düşündük. 13 mart'ta dönmek üzereydik ki önce eniştemi kaybettik. izmir'e mi gümüşlük'e mi derken, barış ciddi bir rahatsızlık geçirdi. bizim için çok zor bir süreçti. çok şükür şimdi iyi. tam hastaneden çıktığı süreçte de pandemi başladı. barış iyileşene kadar yasaklar başladı. istanbul'da mahsur kaldık. özellikle sonlara doğru çok bunaldık. en sonunda 22 nisan'da izin alarak gümüşlük'e dönebildik.

2019 kasım başında, "istanbul'a gideceğimiz için" annemleri ziyarete gittim leyla ile. istanbul'dayken uçak yolculuğu zor olacağı ve kış olduğu için onları görmeyi, gümüşlük'e döndükten sonraya mart sonuna bırakmıştım. tabi evdeki hesap çarşıya uymadı. tüm bu olanlardan sonra bu aralık başında onlar gümüşlük'e geçici olarak yerleştiklerinde tekrar görebildim. yine de temkinli davranmak zorunda kalmak çok sinir bozucu. geriye dönüp baktığımda çok bunaldığım, sıkıldığım, üzüldüğüm, ağladığım anları unutamıyorum. 

leyloş'a gelirsek tam bir cimcime. anlatılmaz yaşanır diyeyim. ama sevgi dolu, hafiften 2 yaş sendromlu, komik bir kız çocuğu artık. 

sizinle onu tanıştırmayı çok isterdim ama internete fotoğraf koyma ve sosyal medya alışkanlıklarım çok uzun zaman önce değiştiği için şimdilik böyle bir durum söz konusu değil.

artık yazacağım diye söz vermiyorum. bilin ki buradayım.

son olarak herbafarm sebebi ile daha fazla bitki, aromaterapi vb. dünyalardayım. bu yüzden o konular ile ilgili görsel ekleyeyim.






Monday, September 23, 2019

merhaba, merhaba, merhaba :)


hemen yazıyorum:

1. hemen yazamıyorum :D çünkü leyloş uyuyor ve ben klavyenin tuşlarına bile yavaşça basıyorum.
2. bugün sonbahar ekinoksu :D sonbahar ışığını seviyorum.



3. yaz bittiği için enerji doluyum. hatta haftaya da gayet sağlam başladım.
4. günler leyla, herbafarm işleri ve ev işleri ile geçiyor. eskiden ev işleri bu kadar işten sayılmıyordu benim için ama leyla'dan sonra onlar için ekstra zaman ayırmam gerekiyor.
5. yine bir değişim zamanı geliyor, hissediyorum.
6. foto aktarma işlerimi yapmak istiyorum.
7. aslında dün pazardı ve verandada keyif yaparken yazmak istedim ama olmadı.

neler oldu? sıralaması karışık olarak;
leyla'nın odası oldu.
güzelçamlı'ya gidip özlem ve yağmur'u ziyaret ettik.
melda ve bella; ester, imam ve dalya leyla'yı ziyarete geldiler iki ayrı haftasonu.
izmir'e gittik.
geyikli'ye gittik.
leyla suyu sevdiği için denizi de sevdi.
akşamüzerleri turgutreis sahil yürüyüşleri yaptık. turgutreis'i seviyoruz.

böyle bakınca çok iş yapmışım gibi ama aslında çok rutin bir yazdı. dikkatimi çeken bir şey daha: yaz geç geldi ve çabuk gitti bu sene. buraya not düşmek için yazıyorum: geçtiğimiz kış oldukça soğuk ve yağışlıydı.

son olarak vallahi yazacağım, söz ;D