Tuesday, July 14, 2009

uzun uzun aralar

bu aralar eskilerden bir sıkıntım vuku buldu. kendimi uzaya fırlatmak. tüm bağlarımdan kurtulmak istiyorum. kimse beni tanımasın istiyorum. uzayda yaşayamayacağıma göre başka bir yere gideyim diyorum. ama orada da yeni bağlar oluşacak diyorum. işte sadece diyorum.
bu cuma izne çıkıyorum. istikamet; izmir, aydın, antep. özlem'i evlendireceğim. bütün sırları biliyorum düğün ile ilgili. kendisini vazgeçirmeye çalışsam da o oldukça kararlı :) aslında gözümde büyüyor tüm bu 10 gün ama yapacak bir şey yok.
işin antep ayağı beni oldukça heyecanlandırıyor aslında. ama o aşamaya gelene kadar yorulmuş olacağım bile.
neyse ben buralarda yokken siz çevirip çevirip
bengi'den arakladığım şu minik filmi izleyip enfes şarkısını dinleyin.

Friday, July 03, 2009

rengarenk

Friday, June 26, 2009

aman yaaa...

severdim de fan'ı falan değildim. ama çok b.ktan hissettim. sanki geçmişimden bir şeyler kopup gitmiş gibi. ölüm her zamanki gibi sonrasında yaşanan anlamsızlığını da yükleyip gitti. ooofff offfff... hep düşünürdüm michael jackson ya da madonna ölse nasıl olurdu diye, göreceğiz bakalım nasıl olurmuş. türkiye için ise aynı şeyi barış manço'da gördüğümü düşünürüm. bir de sezen aksu'yu düşünürüm, içim sızlar. ama hayat bu belli olmaz. kim öle kim kala...

Tuesday, June 23, 2009

deniiizzz...

kaç gündür sabahları burnuma deniz kokusu geliyor. benim denizin üzerinde olmaya, bir tekne ile açılmaya, rüzgarı hissetmeye ve ayaklarımın tuzlu suya değmelerine ihtiyacım var.

one love one heart

sedefin wannabestar çalışmasındaki yardımlarımdan ötürü beni aldı festivale sokuverdi. çok hastası olduğum gruplar olmasa da ses sistemi kulaklarımızı tırmalasa da pek keyif aldım tüm günden. maksat festival olsun di mi ama :) fareli köyün kavalcısı gibi sizi peşinden sürükleyen tek bir grup vardı. bence festivalin en keyifli müziklerini onlar yaptı. camillocromo. yaptıkları müziği dinlemek isterseniz buradan.


hamit & kafka

hamit oynamaktan yorulmuş, kendisini masanın üzerine atmış halde. genelde barış'ın fotoğraflarını çekmesine alışkın olduğu için bir sürü fotoğrafını çekmeme uyuz oldu. en sonunda artık umursamamaya başladı.
kafka onu dışarı salmadığım için benden nefret ederken. her gidişimde beni dışarı çıkmaya ikna etmek için türlü yollar denedi ama ben "ulaş sonra ikimize de kızar" deyip kendisini bertaraf ettim.

Monday, June 22, 2009

doğru bir gün değil...

Friday, June 19, 2009

denge

yeni müşteriler = yeni işler

güneş

istanbul'da güneş yanlış yerden batıyor olabilir mi?

Saturday, June 13, 2009

üzerime yaz tembelliği çöktü...

işler yoğun, ben de hamit ve kafka arasında oradan oraya koşuşturuyorum :)

Thursday, June 11, 2009

yoğunum

Saturday, June 06, 2009

aman nazar değmesin ;)

ah bu benim garip, yoğun, karmaşık hissiyat halim. 1 mart'tan beri hayat hep güzel, umarım böyle de devam eder. yenilik bekliyorum. olmazsa "şansına küs demet" der, geçerim. içimde kocaman bir güç var gibi hissediyorum. her şey güzel, her şey renkli, her şey gülümsemeli. dört gün güneşten sonra 5. gün bulut güzel.

Monday, June 01, 2009

wanna be star

Sunday, May 31, 2009

olanlar bitenler

özgür'ü aldım, freshtival'a gittim. kendisine elektronik müzikten fenalık bastı. açık hava iştahımızı açtı. blogunu takip ettiğim nil'i gördüm. pek bir alternatif festival oldu. ester'in doğumgünü sebebiyle çoook kalamadık. özgür kız bizde kaldı, melo yokken bana yarenlik etti. biz de geleneksel pazar keyfi kahvaltımızı yaptık. sonrasında dünün yorgunluğu ve havanın sıkıntısı ile gün boyu tembellik, tembellik, tembellik...

festival kızı özgür

davulcusuna hayran olduğum the whip

doğumgünü kızı ester ve grubun evrim hariç diğer kızları bella, özgür ve demet

ve enfes pazar keyfi kahvaltımız...

Saturday, May 30, 2009

yaz sezonu

yaz sezonunu ödül'ün davetlisi olarak ortaköy'de bir terasta açacakken -ken diyorum çünkü gidemedim :( 

kanyon'daki mfö konserinde açtım. "80 kere izledim, sırf etkinlik olsun diye gidiyorum" deyip her seferinde olduğu gibi mest olup çoook eğlenip geldim. fuat bu kadar efendi, özkan bu kadar deli, mazhar bu kadar anormal iken sanırım bu hep böyle olacak. şimdi sırada freshtival var ve benim fazladan 1 davetlim :) 

uykucu

liman

körfez

Friday, May 29, 2009

alaçatı

minik, bembeyaz hissi yaşatan bir otel. rengarenk, taptaze alaçatı pazarı. ılıca kumsalı. kırmızı deri koltukları olan eski bir mercedes. pırıl pırıl düz bir deniz. çeşme limanı. tiril tiril bir elbise. gözyaşları. körfez vapurları. pasaport'ta gün batımı. alsancak sokakları. bol rüzgarlı 3 gün.

Wednesday, May 27, 2009

tatil şiiri

tatilde bir şiir yazmıştım ama unuttum :( bakalım ne kadarını hatırlayabileceğim???    

balıklaar balııklaaar, şimdi gözümde canlandılar, ayağıma doğru geliyorlar, ayağımı patates mi sandılar

gibi en abuğundan bir çağrışımlar silsilesiydi :)

Friday, May 22, 2009

gala taaa


Wednesday, May 20, 2009

we didn't start the fire

teşekkür ederiz'de günün blog gezme şarkısı beni çok mutlu etti :) paylaşayım dedim.

keşfedilmek ne güzel şey...

Tuesday, May 19, 2009

closer

yalınayak dolaşmaya bayılıyorum...

Thursday, May 14, 2009

the ultimate trip

dün benim için çok kötü olmasa da zor bir gündü. iyiki yanımda melda vardı :) makinalarda gördüklerim tıpkı "2001 a space odyssey" filmindeki gibiydi.

Tuesday, May 12, 2009

29 mart 2009

Monday, May 11, 2009

caddebostan'daydık...

"pazar neşesi" isimli mail, listenin en başında dönüp duruyordu. fotoğraf barış'a davetiye tasarımı bahadır'a ait. pazar neşemiz sonunda fotoğraflara da yansıdı.

bella ile plaj havlularına serilmiş güneşlenirken. 
portobello cadısı
bahadır ve bella beni karelemeye çalışırken erik ve havuç

Friday, May 08, 2009

paul auster

bu sabah otobüste şu aralar okuduğum kitabı bitirdim. sürükleyici bir kitaptı ki bir süredir sabahları ineceğim durağa gelene kadar etrafımda olan bitenlere ve gözlemlerime ara vermişim. kitap bittiğinde insan bir durur düşünür ya işte tam o düşünme esnasında gözüm yan oturulan koltuktan karşımdaki cama takıldı. diğer camlar temiz pürüzsüz iken bu cam çizikler içindeydi ve bana jackson pollock tablolarını hatırlattı. eğer sizde böyle bir tablo çizmek isterseniz bu sitede uygulama yapabilirsiniz.

kadınlar...

bence hepsi olmasa bile kadınlar sihirli yaratıklar... bu dünyadalar ama aslında başka bir evrenden gelmişler.