Monday, September 27, 2010

Sunday, September 26, 2010

Saturday, September 25, 2010

o kadar kizginim ki...


gecenin ucunde usunmedim, kafayi vurup yatmak yerine, kizginligimi en iyi anlatan seyi bulup bu postu girmek icin elimden geleni ardima koymadim.
ben gercekten kizinca "how i met your mother" dizisindeki lily gibi oluyorum.
detayli bilgi icin: 5.sezon 9.bolum slapsgiving 2: revenge of the slap
tam olarak o formatta oluyorum. gozum donuyor. beni kizdiran seyi yok edecek patlamaya hazir bir bomba gibi dusunebilirsiniz.
ps: lily'nin o halini gosterecek bir gorsel bulamadim, o yuzden bunlarla idare edin.
ps: ted sakal uzatinca bazen johnny depp'e benziyor.
ps: robin de gokce'nin kuzeni gulsah'a benziyor.
ps: benim favori karakterim tabiki barney stinson.

ps: bu arada diziyi ne zaman denk gelirse izliyorum. sezon, bolum vs.'den anlamam.
ps: baslangic jenerigini cok seviyorum.
ps: ama postu klasik bir sahne ile kapatalim.

Thursday, September 23, 2010

senin gibi...




küçük bir an için, ait olmak için, eski asklar gibi kapinda
yalniz bir gün için, nefes almak için, kanarken avuçlarim karsinda
uzerimde sevdigin mavi elbisem, sensiz geçirdigim günlerden
senin gibi beni kimse sevmedi, dönmedin gittigin yerden geri
senin gibi beni kimse sevmedi, bekledim gittigin günden beri

neden?

nedeni yok. sadece nedensiz. ya da cok. o kadar cok ki biz insanlari olusturan nedenler, sayelerinde olusan nedenler de nedensizlesiyor bu nedenden.

Monday, September 20, 2010

iyi ki doğdun, gördün mü 25 oldun buket

aslında sana yukarıdaki gibi bir parti hazırlayacaktım ama biliyorsun bütün haftasonu çalıştım. hem sen de kutlamaları hele de kalabalık olanları sevmiyorsun diye ben de sana başlıktaki şarkı eşliğinde aşağıdaki çiçekleri yolluyorum. seni çok seviyorum.

Saturday, September 18, 2010

harmandalı

sürpriz bir gelişme ile bugün ajanstayız, çalışıyoruz. arka bahçe civarında bir yerlerde bir düğün var sanırım. o yüzden hiç yalnız hissetmiyorum. harmandalı bile çaldılar daha ne isterim. tanıdık kesin bir yerden düğün sahipleri :) mastika'ya geçtiklerine göre...

ajansın önündeki araba ;)

Wednesday, September 15, 2010

insana yaşadığını hissettiren anlar :)

hikaye sokak'ın kestaneleri...

ağaçtan dökülüp tüm yola saçılıyorlar.

google'ı seviyorum.

artık onu bir bakışta tanıdığım için...

Saturday, September 11, 2010

beylik laflari pek sevmem ama...

"sahip oldugunuz tek varlik kendi varliginizdir. bu nedenle kendinizi dunyanin en guzel, en sevecen, en ilginc, en olaganustu insani yapin. o zaman her kosulda varliginizi surdurebilirsiniz."

hayat bazen canimi sikmasan olmaz mi?

en sevdigim

cete ekibi 2 eksik 1 fazla ile alsancak'ta...

feci romantik...

Saturday, September 04, 2010

Friday, September 03, 2010

yeni ve park

ajansin en sevdigim iki ozelligi: yemekhane ve bahce

bir de bugun is cikisinda sehrin en sevdigim cocuk parki bombostu. ben de bunu firsat bilip sallandim sakin sakin. aslinda bunu yapmayi seviyorum ama genelde parklarda cocuklar ve aileleri oldugu icin cocuklarin hakkini gasp ediyormusum hissine kapiliyorum bazen. o yuzden ben de parklari, yalniz ve bos olduklarinda seviyorum.

niye?

dun gece 5 saat uyumus biri olarak bu gece uyumamak icin bu kadar israrci olmami ve caba harcamamami anlamiyorum.

sicacik

Spaghetti anywhere - Love again from Marco Castrovinci on Vimeo.

hadi gulumse

sapsari

pink puantiye :)

Wednesday, September 01, 2010

1 eylül

en sevdiğimden :) yağmurlu ve bulutlu...