Monday, October 01, 2007

şile

ne yazık ki hiç fotoğraf yok size gösterebileceğim bu hafta sonuna dair. bana eylül'ün sonunda istanbul'da denize gireceksin dese biri şüphe ile yaklaşırdım o kişiye. bir; hava muhalefeti olabilme ihtimali nedeniyle, iki; istanbul'a dair kafamdaki deniz kavramı nedeniyle. ama öyle olmadı :) birden kendimi suyun içinde buldum. uzun süredir yapmak istediğim şeyleri yaptım. kimselerin olmadığı bir kumsalda suda çocuklar gibi oynayan adamları izledim. kumsal boyunca yürüdüm, bütünleştim. ara ara tanımadığım kimseler ile rahatça sohbet etme ayrıcalığını yaşadım. yeşili izledim. iyi müziklerle araba keyfi yaptım. rüzgarı, bulutları ve güneşi yaşadım. nefis yemekler yedim. bahçeden domat-biber topladım. daveti için birisine teşekkür etmem gerekiyor. onun sözünü dinlediğim için içimdeki sese ve bana yeni biri gibi davranmayan diğerlerine de...erkeklerin, her zaman çocuksu kalan yanlarını çok seviyorum.
bir de ihtiyacınız olduğunda oralarda bir yerlerde olmalarını.

2 comments:

Not defteri said...

Sanırım, çalıştığın zaman, sen yaşamıyorsun.
Çünkü ordaki yaşantını bizimle paylaşmıyorsun.
Girişte, Demeti kapıda bırakıyorsun.
Müşteri temsilcisi kişiliğini giyiniyorsun.
Akşama kadar düşünmeden, yaşamadan yaşıyorsun.

miklagard said...

neredeyse tam olarak dediğin gibi oluyor.