Sunday, November 12, 2006

yol(-cu(-luk))

bilmem bilir misiniz? filmlerde yol; kahramanın kendini bulduğu, bilmediği yönlerini keşfettiği, iç hesaplaşmasını yaşadığı süreçtir. kadıköy'den vapura bindiğimde o yirmi dakika hiç geçmeyecek gibi geldi. vapurun balkonundaydım ama nefes alamıyordum sanki. otobüsten, bir sonraki durakta indim. istanbul'daki ilklerimden biri olan güneye, manzaraya indim. iyi geldi. o kadar çok ve derinden nefes aldım ki, soğuk oldum. banka oturdum. ayaklarımı duvara dayadım. karşı kıyıyı, az biraz sisin ışıkları dağıtmasını, boğazı, akıntıyı, suyun üzerinde kayan gemileri izledim. insanların kaygılarını düşündüm, hiç bu kadar yetersiz kalmadığımı hatırladım. daha kötüsü her zaman olmuştur, olacaktır da. kafamı bankın arkasına dayadım. yaprak siluetlerinin arasından gökyüzünü izledim. hisar sanki 500 küsür yıldır orada değilmiş gibi geldi. aradayım. ayaklarım yere basmıyor sanki. acaba yaşam senaryomu gerçekten ben mi yazıyorum ve sonra da oynuyorum amatör bir oyuncu gibi? sanırım tam tersi.

No comments: